18 Mart 2012 Pazar

KELİMELERİ TOPARLAYABİLİRSEM

Kelimeleri toparlayabilirsem belki bir gün sana iyi şeyler yazmayı becerebilirim.

Üzgünüm… Yazdıklarımla bugün biraz üzdüm seni. Bu sefer benim diğer tarafıma rast geldin sanırım. Herkeste bulunan o tanıdık, bildik yanıma.

Yazdığım şeylerin seni bu kadar üzeceğini tahmin etmemiştim. Bilseydim onları sana okutmazdım zaten.

Belki de bu yüzden yırttım sana yazdığım son şiiri.

Hayır… Bir şiiri sana çok görmedim.

O şiiri yırttım çünkü senin üzülmeni istemedim hiçbir zaman. Hele bu üzüntünün sebebi yazdıklarım olacaksa, buna tahammül edemezdim.

Eline batan bir diken bile benim içimi acıtırken, yazdıklarımın kalbine batmasına ve benim yüzümden acı çekmene izin veremezdim.

Sana bir şeyler söylemek için hep yanlış zamanları seçtim galiba. Yanlış zamanlarda yanlış işler yaptım. Bana en çok ihtiyacın olacağı zamanda yanında olamayışım yetmiyormuş gibi sen bu durumdayken bile ben içimi kemiren soruların cevabını aradım.

Sabırsızdım bazı konularda ve biraz da inatçı.

Ben senden önce böyle değildim oysa. Kendimi herkesten soyutlamıştım. Kitaplarda arayıp bulamadığım ve kendim keşfetmek zorunda kaldığım duyguları yaşamak istemiştim sende.

Belki de uzun zamandır ilk defa böylesine yoğun bir ağlama ihtiyacı hissediyordum kendimde. Durgunlaşıyordum gitgide. Her dakika başında hayalimi yokluyordu yüz hatların.

Seni her gördüğümde kalbim çarpmaya başlıyordu ve cevabı sende saklı sorular geliyordu aklıma.  Bilmiyorum içinden nelerin geçtiğini.

İçimde bulutlar kabarıyordu durmadan. “gel, yağmur ol” diyorlardı bana. Hiçbir zaman gül olamamışsan bile, güllere hayat veren olmayı dene hiç olmazsa.”

Oysa bir gün çıkıp gelseydin bana ve “her şeyden vazgeçtim. Gözyaşlarımın üzerine aktığı ne varsa bırakıp ardımda sana geldim. Hayallerine ortak olmaya geldim” diyebilme cesaretini gösterebilseydin, o zaman birçok şey anlam bulacaktı.

Varlığın cevap olacaktı aklımdan geçen sorulara ve ben bundan sonra hiçbir şeyi sormaya gerek duymayacaktım sana.

Ben sana böyle gelmiştim çünkü.

Kelimeleri toparlayabilirsem belki bir gün kurduğum düşlerden bahsedebilirim sana.

Ama bunun için bir fırsat vermelisin bana. Ne yanımdayken ne de olmadığın zamanlarda beceremedim bunu şimdiye kadar.

Yanımda olduğun zamanlarda içimdeki heyecan engelledi düzgün cümleler kurmamı. Yanlış bir şey söylemeyeyim, seni kıracak bir şey çıkmasın ağzımdan derken fark ettim ki hiçbir şey söyleyememişim sana.

Yazdıklarım da hep yarım kalmış sen yanımda olmayınca. Tamamlayamamışım bir türlü duygularımı. Açık açık anlatamamışım yani anlatmam gereken asıl şeyi.

Hep başkalarının sözleriyle ifade etmişim bende duygularımı. Ama bu sözler içimdekileri anlatmaya yetmemiş.

Daldan dala savrulmuşum. Tutunamamışım hiçbir yerde. Yanılmışım. Yalnız kalmışım bu şehirde. Tek başıma vurmuşum kendimi kaldırımlara. Ya da alıp başımı gitmişim ne fark eder ki.

Biliyorum ki içimdeki kıpırtının tarifi yok ve ne kadar da istesem tam anlamıyla anlatamam bunu sana. Ama sen de yabancı değilsindir bu duyguya. Ben söze başlayınca anlarsın herhalde neyi kastettiğimi.

Kelimeleri toparlayabilirsem belki bir gün aklımdan geçenleri anlatabilirim sana.

Ne yaptın bana bilmiyorum ama allak bullak ettin düşlerimi. Gözlerimi senden alamıyorum artık. Ve yaptığım ve yapacağım her işte seni de katıyorum hesaba.

Artık dikkat ediyorum kendime. Her gün adamakıllı tarıyorum saçlarımı. Seni düşündüğümde sık sık yüzümü kesiyorum traş olurken. Bir türlü odaklanamıyorum yaptığım işe.

Yaptığım her işi bölüyor hayalin.

Şairlerin yazdıkları benim içimden geçenleri anlatmaya yetmiyor. Bu yüzden bazı şeyleri yazmayı bırakıp artık onları yaşamak gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü ben büyük laflar etmedim şimdiye kadar. Tutamayacağım sözü vermedim. Sevdiğim insanlara yalan söylemek işime gelmedi.

Düşlerimi kendime sakladım çoğu zaman. Ne zaman ne düşündüğümü kimse bilmedi. Türk filmlerinden çalınmış içtenlikten uzak cümlelerle hitap etmedim insanlara. Bu yüzden ruhsuz bir insan olarak görüldüm çevremdekiler tarafından. Gözlerimin buğulandığını kimse görmedi.

Ama ben başkalarının edebiyatını yaptığı şeyi yaşıyordum zaten. Bazen yazıyordum. İstediğim her zaman kendimi zorlayarak da olsa bir şeyler yazmayı becerebildiğim halde, kalemi elime almak için senden bir işaret, bir ışık bekliyordum yine de.

Adını oluşturan beş harfin benim için neleri ifade ettiğini sen hiç bilmedin belki de. Ama ben her hatırladığımda seni sebepsizce gülüyordu gözlerim. Ve artık saklayamıyordum çevremdekilerden içimden geçenleri.

Bazen şehrin içine dalıp çıldırmışçasına en işlek caddelerinde dolaşıyordum saatlerce. Bir gün bir yerde karşıma çıkabileceğin ihtimali heyecanlandırıyordu beni. İnsanların yüzüme garip garip bakmasına bir anlam veremiyordum ama belli ki gözlerim ele veriyordu aklımdakileri.

İstersen bir kez daha gelebilirim sana. Unutabilirim olanları. Ve seni bir kez daha ama bu defa hiç bitmeyecek bir aşkla sevebilirim.

Kelimeleri toparlayabilirsem belki bir gün sana seni niçin sevdiğimi açıklayabilirim.

*Ahmet OKAN/Hasretine Hüküm Giydim/düşkitapları/2005

8 Eylül 2011 Perşembe

HASRETİNE HÜKÜM GİYDİM

Zamanın durduğunu fark ettiğim an başladı sensizliğim. Beyaza çalan bir sevdanın son kırıntılarıymış bu yaşananlar. Sen artık yitirilmiş bir duygunun alevi, bense ateşiyim.
Oysa ne çok isterdim seni gün bittikten sonra da sevebilmeyi.
Çılgınca yaptığım şeyler ve sonunu düşünmeden verdiğim sözler nereye çıkacağını bilmediğim bir yola soktu beni.
Hayat karşıma seni çıkardı ve alışılmadık duygular yükledi kanadıma.
Ders kitaplarının arasına düşülmüş sevdalı notlardan arta kalan kırık bir duygusallıkla ve sen göreceksin diye sıralara ve duvarlara şiirler yazmaya başladım. Senin dersin olmadığı zamanlar ben de girmezdim derslere.
Okuduğum kitaplardan hoşuma giden ve altını çizdiğim cümleleri çıkarırdım bir bir. Ve olur da bir gün söylersem diye hoşuna gideceğini umduğum sözler biriktirirdim senin için.
Fazladan olduğuna kanaat getirdiğim şeyleri ayıklayınca geriye yalnızca bir cümle kalıyordu ama ben onu da söyleyemedim sana.
Seni yeterince tanıyabilseydim. Her sabah seninle aynı otobüse binseydim mesela ya da her gün aynı derse girseydim bu iş bu kadar zor olmazdı sanırım.
Ama bekledim... Bilmeyeceğini bile bile bekledim... Gideceğini göre göre...
Sustum... Konuşmadım bir süre... Konuşamadım... Öyle kalakaldım oturduğum yerde. Öyle bakakaldım ardından.
Bir şeyler söylemek istedim ama kelimeleri toparlayamadım. Sözler sanki düğümlendi boğazımda.
Sustum...
Sadece sustum...
Sadece...
Ardından koşup gelmek isterdim hâlbuki. Şimdiye kadar söyleyemediklerimi söylemek, şimdiye kadar yapamadıklarımı yapmak isterdim.
Ama olmadı... Yapamadım...
Elim kolum bağlandı sanki. Dilim tutuldu. Yüreğim alev alev yanarken taş kesildi bedenim.
Gelemedim...
Sana biraz iddialı ama bir o kadar da içten sözler söylesem. Artık benim için akşam olmuyor desem. Günlerdir gözüme uyku girmiyor desem. Seni görmeden duramıyorum desem. Olmuyor işte sensiz yapamıyorum, sensiz üşüyorum desem bir faydası olur mu bilmiyorum.
Belki de bütün bunları son kereliğine söylemekti sana tüm istediğim.
Söyleyemedim...
Bunu ben hak ettim...
Hasretine hüküm giydim...

*Ahmet OKAN/Hasretine Hüküm Giydim/düşkitapları/2005

BAHARIMSIN SEN BENİM

Baharımsın sen benim
Açan çiçeğim, yeşeren yaprağımsın
Yeşertenimsin duygularımı
İyelik eki almış halisin hayatımın
Gülüyorsa gözlerim
Şiir yazabiliyorsam hâlâ
Hâlâ hayatta kalabiliyorsam
Senin sayende...

Baharımsın sen benim
Kurak topraklarıma hayat veren
Hasret yağmurum
Bereketi düşlerimin
Aylardır beklediğim
Baharımsın sen benim
Sen gelince çoğalıyorum
Seninle akıyorum nehirler gibi
Seninle karışıyorum engin denizlere
Sana seninle ulaşıyorum

Baharımsın sen benim
Patlayan tomurcuğum
Büyüyen gül fidanım
Bahçemdeki akasya dalı
Çiçek açan meyvesi umutlarımın

Baharımsın sen benim
Yemyeşil ümitlerin
Masmavi hasretlerin
Toprak rengi bir sevdanın adısın
Baharımsın sen benim

Ben seni bekliyorum her vakit
Hasretinle geçiyor böyle her mevsim
Her mevsimde seni arıyorum
Seni sende buluyorum yar
Baharımsın sen benim

Aşk kokuyor rüzgarın
Aşk açıyor dalların
Baharımsın sen benim
Ömrümün en güzel günü
Sunulan hediyesi yıllarımın

Baharımsın sen benim
Güzel bir düş gibi
Gözlerimden gelip geçenimsin
Yani her günü nasıl güzelse herkesin
Sen benim için işte öylesin
Baharımsın sen benim

Seninle unutuyorum acılarımı
Seninle sarılıyor yaralarım
Her an hasretinle yanıyorum
Seni seninle seviyorum yâr

Baharımsın sen benim

*Ahmet OKAN/Rehin Verdim Düşlerimi/Mozaik Kitaplar/2002

DAHA ÖNCE HİÇ ÖLMEDİM BEN

Ölüm...
Soğuk bir kelime
...
Soğuk mudur sahiden
Karanlık mıdır?
Ölüm gerçekten yok olmak mıdır?
Yoksa yeniden doğmak mı?
Ölürken acı çeker mi insan sahiden
Bilmiyorum... Göreceğiz
Böyle anlattılar hem
oysa daha önce hiç ölmedim ben

*Ahmet OKAN/Rehin Verdim Düşlerimi/Mozaik Kitaplar/2002

ELLERİMDE ÇOCUKLUĞUM

Ben bazen bir çöl vurgunu
Bazen de göçebeyim
Ben öncesi olmayan sonsuzluk
Ben sevdalı bir yüreğim
Sevda içindir benim şarkılarım
Türkülerimi sevda için söylerim
Yağmurda ıslansın tüm bedenim
Yüreğim ateşte yansın ne çıkar
Duygular el eledir gönlümde
Gözbebeklerime sığar dünyalar
Gülüşlerim hep yan yana dizilir
Ellerimde çocukluğum ağlamaya başlar.

*Ahmet OKAN/Hasretine Hüküm Giydim/düşkitapları/2005

GÖZLERİME AĞLAMAYI ÖĞRETMELİYİM

Yepyeni bir sayfa açmalıyım hayatımda. Lekesiz, temiz, berrak olmalı tüm yazdıklarım. Yeni hayatlar yaşamalıyım. Hem acıyı, hem sancıyı, hem mutluluğu tadarak olgunlaşmalıyım yeni baştan.
Yeniden tanımalıyım insanları, daha bir bağlanmalıyım sana. Bir daha hiç bırakmamak üzere tutmalıyım ellerini. Gönlüme bir parça ateş düşmeli aşktan.
Dağlara baktıkça seni görmeliyim. Rüzgarla sesin gelmeli. Haberini almalıyım göçmen kuştan.
Tüm yazılacakları yazmalıyım sana dair. Tüm şiirleri okumalı, hayatı ilmek ilmek dokumalıyım.
Yılmamalıyım olanlardan. Bir kanıtı olmalı yaşamışlığımın. Ne varsa bana ait bulmalıyım geride kalanlardan.
Gelecek güzel günlerin arzusuyla tutuşmalıyım.
Hep iyi şeyler söylemeliyim yaşananlara dair. Dönüp ardıma baktıkça ah çekmemeliyim. Ve yaşanacak her güzel şeyin gözyaşında saklı olduğunu bilip
Gözlerime ağlamayı öğretmeliyim.

*Ahmet OKAN/Hasretine Hüküm Giydim/düşkitapları/2005

İÇİM ÜŞÜYOR

İçim üşüyor sevdalı
Dondu gözyaşlarım
Günler geçmez
Giden dönmez bir daha
Gözlerin düşmez gecelerime
Ne çare

Bak, yıldızlar bile sustu
Ay kapkara bu gece
Özlem bitti sevdalı
Hasret bitti
Gurbet bitti
Ben… Bittim
İçim üşüyor sevdalı
Sanki sen de bittin

Ne hayaller geçti gözümden
Ne hüzünler
O yüzden gözlerim ağlamaklı
Seni bekleyen mi var
Sana ağlayan mı var gece yarıları
O halde şanslı say kendini
.
.
.
Ateşin tenimi de yaksa
İçim üşüyor sevdalı
Yoksa?...

*Ahmet OKAN/Rehin Verdim Düşlerimi/Mozaik Kitaplar/2002