Zamanın durduğunu fark ettiğim an başladı sensizliğim. Beyaza çalan bir sevdanın son kırıntılarıymış bu yaşananlar. Sen artık yitirilmiş bir duygunun alevi, bense ateşiyim.
Oysa ne çok isterdim seni gün bittikten sonra da sevebilmeyi.
Çılgınca yaptığım şeyler ve sonunu düşünmeden verdiğim sözler nereye çıkacağını bilmediğim bir yola soktu beni.
Hayat karşıma seni çıkardı ve alışılmadık duygular yükledi kanadıma.
Ders kitaplarının arasına düşülmüş sevdalı notlardan arta kalan kırık bir duygusallıkla ve sen göreceksin diye sıralara ve duvarlara şiirler yazmaya başladım. Senin dersin olmadığı zamanlar ben de girmezdim derslere.
Okuduğum kitaplardan hoşuma giden ve altını çizdiğim cümleleri çıkarırdım bir bir. Ve olur da bir gün söylersem diye hoşuna gideceğini umduğum sözler biriktirirdim senin için.
Fazladan olduğuna kanaat getirdiğim şeyleri ayıklayınca geriye yalnızca bir cümle kalıyordu ama ben onu da söyleyemedim sana.
Seni yeterince tanıyabilseydim. Her sabah seninle aynı otobüse binseydim mesela ya da her gün aynı derse girseydim bu iş bu kadar zor olmazdı sanırım.
Ama bekledim... Bilmeyeceğini bile bile bekledim... Gideceğini göre göre...
Sustum... Konuşmadım bir süre... Konuşamadım... Öyle kalakaldım oturduğum yerde. Öyle bakakaldım ardından.
Bir şeyler söylemek istedim ama kelimeleri toparlayamadım. Sözler sanki düğümlendi boğazımda.
Sustum...
Sadece sustum...
Sadece...
Ardından koşup gelmek isterdim hâlbuki. Şimdiye kadar söyleyemediklerimi söylemek, şimdiye kadar yapamadıklarımı yapmak isterdim.
Ama olmadı... Yapamadım...
Elim kolum bağlandı sanki. Dilim tutuldu. Yüreğim alev alev yanarken taş kesildi bedenim.
Gelemedim...
Sana biraz iddialı ama bir o kadar da içten sözler söylesem. Artık benim için akşam olmuyor desem. Günlerdir gözüme uyku girmiyor desem. Seni görmeden duramıyorum desem. Olmuyor işte sensiz yapamıyorum, sensiz üşüyorum desem bir faydası olur mu bilmiyorum.
Belki de bütün bunları son kereliğine söylemekti sana tüm istediğim.
Söyleyemedim...
Bunu ben hak ettim...
Hasretine hüküm giydim...
*Ahmet OKAN/Hasretine Hüküm Giydim/düşkitapları/2005
8 Eylül 2011 Perşembe
HASRETİNE HÜKÜM GİYDİM
Etiketler:
ahmet okan,
deneme,
hasretine hüküm giydim,
yazar
BAHARIMSIN SEN BENİM
Baharımsın sen benim
Açan çiçeğim, yeşeren yaprağımsın
Yeşertenimsin duygularımı
İyelik eki almış halisin hayatımın
Gülüyorsa gözlerim
Şiir yazabiliyorsam hâlâ
Hâlâ hayatta kalabiliyorsam
Senin sayende...
Baharımsın sen benim
Kurak topraklarıma hayat veren
Hasret yağmurum
Bereketi düşlerimin
Aylardır beklediğim
Baharımsın sen benim
Sen gelince çoğalıyorum
Seninle akıyorum nehirler gibi
Seninle karışıyorum engin denizlere
Sana seninle ulaşıyorum
Baharımsın sen benim
Patlayan tomurcuğum
Büyüyen gül fidanım
Bahçemdeki akasya dalı
Çiçek açan meyvesi umutlarımın
Baharımsın sen benim
Yemyeşil ümitlerin
Masmavi hasretlerin
Toprak rengi bir sevdanın adısın
Baharımsın sen benim
Ben seni bekliyorum her vakit
Hasretinle geçiyor böyle her mevsim
Her mevsimde seni arıyorum
Seni sende buluyorum yar
Baharımsın sen benim
Aşk kokuyor rüzgarın
Aşk açıyor dalların
Baharımsın sen benim
Ömrümün en güzel günü
Sunulan hediyesi yıllarımın
Baharımsın sen benim
Güzel bir düş gibi
Gözlerimden gelip geçenimsin
Yani her günü nasıl güzelse herkesin
Sen benim için işte öylesin
Baharımsın sen benim
Seninle unutuyorum acılarımı
Seninle sarılıyor yaralarım
Her an hasretinle yanıyorum
Seni seninle seviyorum yâr
Baharımsın sen benim
*Ahmet OKAN/Rehin Verdim Düşlerimi/Mozaik Kitaplar/2002
Etiketler:
ahmet okan,
baharımsın sen benim,
rehin verdim düşlerimi,
şair,
şiir
DAHA ÖNCE HİÇ ÖLMEDİM BEN
Ölüm...
Soğuk bir kelime
...
Soğuk mudur sahiden
Karanlık mıdır?
Ölüm gerçekten yok olmak mıdır?
Yoksa yeniden doğmak mı?
Ölürken acı çeker mi insan sahiden
Bilmiyorum... Göreceğiz
Böyle anlattılar hem
oysa daha önce hiç ölmedim ben
*Ahmet OKAN/Rehin Verdim Düşlerimi/Mozaik Kitaplar/2002
Etiketler:
ahmet okan,
mozaik kitaplar,
rehin verdim düşlerimi,
şair,
şiir
ELLERİMDE ÇOCUKLUĞUM
Ben bazen bir çöl vurgunu
Bazen de göçebeyim
Ben öncesi olmayan sonsuzluk
Ben sevdalı bir yüreğim
Sevda içindir benim şarkılarım
Türkülerimi sevda için söylerim
Yağmurda ıslansın tüm bedenim
Yüreğim ateşte yansın ne çıkar
Duygular el eledir gönlümde
Gözbebeklerime sığar dünyalar
Gülüşlerim hep yan yana dizilir
Ellerimde çocukluğum ağlamaya başlar.
*Ahmet OKAN/Hasretine Hüküm Giydim/düşkitapları/2005
Etiketler:
ahmet okan,
düşkitapları,
ellerimde çocukluğum,
hasretine hüküm giydim,
şair,
şiir
GÖZLERİME AĞLAMAYI ÖĞRETMELİYİM
Yepyeni bir sayfa açmalıyım hayatımda. Lekesiz, temiz, berrak olmalı tüm yazdıklarım. Yeni hayatlar yaşamalıyım. Hem acıyı, hem sancıyı, hem mutluluğu tadarak olgunlaşmalıyım yeni baştan.
Yeniden tanımalıyım insanları, daha bir bağlanmalıyım sana. Bir daha hiç bırakmamak üzere tutmalıyım ellerini. Gönlüme bir parça ateş düşmeli aşktan.
Dağlara baktıkça seni görmeliyim. Rüzgarla sesin gelmeli. Haberini almalıyım göçmen kuştan.
Tüm yazılacakları yazmalıyım sana dair. Tüm şiirleri okumalı, hayatı ilmek ilmek dokumalıyım.
Yılmamalıyım olanlardan. Bir kanıtı olmalı yaşamışlığımın. Ne varsa bana ait bulmalıyım geride kalanlardan.
Gelecek güzel günlerin arzusuyla tutuşmalıyım.
Hep iyi şeyler söylemeliyim yaşananlara dair. Dönüp ardıma baktıkça ah çekmemeliyim. Ve yaşanacak her güzel şeyin gözyaşında saklı olduğunu bilip
Gözlerime ağlamayı öğretmeliyim.
*Ahmet OKAN/Hasretine Hüküm Giydim/düşkitapları/2005
Etiketler:
ahmet okan,
deneme,
düşkitapları,
gözlerime ağlamayı öğretmeliyim,
hasretine hüküm giydim,
şair,
şiir,
yazar
İÇİM ÜŞÜYOR
İçim üşüyor sevdalı
Dondu gözyaşlarım
Günler geçmez
Giden dönmez bir daha
Gözlerin düşmez gecelerime
Ne çare
Bak, yıldızlar bile sustu
Ay kapkara bu gece
Özlem bitti sevdalı
Hasret bitti
Gurbet bitti
Ben… Bittim
İçim üşüyor sevdalı
Sanki sen de bittin
Ne hayaller geçti gözümden
Ne hüzünler
O yüzden gözlerim ağlamaklı
Seni bekleyen mi var
Sana ağlayan mı var gece yarıları
O halde şanslı say kendini
.
.
.
Ateşin tenimi de yaksa
İçim üşüyor sevdalı
Yoksa?...
*Ahmet OKAN/Rehin Verdim Düşlerimi/Mozaik Kitaplar/2002
Etiketler:
ahmet okan,
içim üşüyor,
mozaik kitaplar,
rehin verdim düşlerimi,
şair,
şiir
DOĞUM GÜNÜ
Biliyor musun. Bu gün benim doğum günüm. Ama bunu benden başka kimse bilmiyor. Annem bile hatırlamadı. İnsanın yanında doğum gününü bile hatırlayacak birinin olmaması ne kadar acı.
Düşündüm de; doğum günüyle ölüm günü aynı güne rastlayan ne kadar da çok insan var aslında. Bazı insanların ölmesi için kalbinin durması gerekmiyor çünkü.
*Ahmet OKAN/Hasretine Hüküm Güydim/düşkitapları/2005
Etiketler:
ahmet okan,
deneme,
dogum günü,
hasretine hüküm giydim,
şair,
şiir,
yazar
SEN KAZANDIN
Sen kazandın...
Beni kendinden uzaklaştırmayı başardın.
Şimdi yaşarsın istediğin hayatı. İstediğini yapabilirsin artık.
Boş ver beni.
Ben her türlü durumda mutlu olmayı becerebiliyorum ne olsa.
Sen kendi mutluluğunun peşinden koş. Bana yaşatmadıklarını sen yaşa.
Yoğun yaşıyorum belki de bazı duyguları. Bir bakışından, bir gülüşünden tarifi zor anlamlar çıkarıyorum.
Sen inanmıyor olabilirsin bana. Anlamıyor olabilirsin anlatmak istediklerimi.
Sevmek; gerektiği zaman sevdiğinden vazgeçebilmektir derler. Vazgeçen ben olayım bu sefer. Sen o kirli sakallı çirkin çocukla git.
Onda ne bulduğunu anlayamadım ama umarım seni mutlu eder.
Ama giderken yüreğini de al benden. Tabi becerebilirsen.
Şimdi farkında değilsin belki ama gidince çok şey kaybedeceksin. Bir kere benim gibi birini bırakacaksın ardında. Ve senin mutlu olman için senden bile vazgeçebilecek birini bulamayacaksın bir daha.
Sen boş ver beni. Bende becerebilirsem seni unutmayı deniycem. İnanıyorum ki eğer gerçekten istersem yapabilirim bunu.
Ama ya isteyemezsem.
Zor olacak belki ama buna da alışırım zamanla.
Neleri yitirmedik ki şimdiye kadar. Herkes günü geldiğinde çekip gitti. Ben de gittim bir kaç kişinin hayatından.
Tıpkı senin bana yaptığın gibi.
Eksik olan neydi? Geç kalan ben miydim, yoksa ilk olmamanın bedelini mi ödetiyordun bana?
Belki de duygularımı yeterince ifade edemedim sana.
Bir kıvılcım düşürdün içime ve ben içimdeki senle yanmaya başladım böylece. Gözlerin hep bir şeyler anlatmak ister gibiydi sanki ve ben hep bir şeyler çıkarıyordum bakışlarından.
Ya da senden yana ortada bir şey yoktu da ben bilmeden kapıldım sana.
Her ne şekilde olursa olsun sen benim bir parçam oldun zamanla.
Bak bu sabah seni karşılamak için neler yaptım. Sabahın dört buçuğunda kalktım. Doğru düzgün uyuyamadım bile.
Anlamadığım şu ki; seni ona çeken neydi? Geç mi kaldım yoksa? Zaten zor buldum seni. Bazı şeylerin daha farklı olması gerekmez miydi?
Mutluyum, uyumluyum, kendimle barışığım.... Ama bu senin için bir anlam ifade etmiyor.
Üstelik gencim ve ortalamalara göre yakışıklıyım da.
Hayır... Kendimi o salakla karşılaştırdığımı düşünme sakın. Yapmam da bunu zaten. Sen yine verdiğin kararı bir kez daha gözden geçir istersen.
Ben zaten alıp başımı gideceğim bu şehirden. Bir daha göremeyeceksin beni. Belki birkaç defa rüyana gireceğim. Belki unutacağım bir gün seni.
Belki de sen, özlendiğini hiç bilmeden, seni özlemeye devam edeceğim.
*Ahmet OKAN/Hasretine Hüküm Giydim/düşkitapları/2005
Etiketler:
ahmet okan,
deneme,
düşkitapları,
hasretine hüküm giydim,
sen kazandın,
şair,
şiir,
yazar
GİTMEK
Gitmek her şeyi elinin tersiyle itmektir.
Gitmek karanlık sokaklarında şehrin
küçük çocuklar gibi yitmektir.
Gitmek her şey bittikten sonra
Bitmektir..
*Ahmet OKAN/Rehin Verdim Düşlerimi/Mozaik Kitaplar/2002
Gitmek karanlık sokaklarında şehrin
küçük çocuklar gibi yitmektir.
Gitmek her şey bittikten sonra
Bitmektir..
*Ahmet OKAN/Rehin Verdim Düşlerimi/Mozaik Kitaplar/2002
Etiketler:
ahmet okan,
gitmek,
rehin verdim düşlerimi,
şair,
şiir
KALBİM KADAR BİR DÜNYA
Beni kimse anlamadı be gülüm
Belki sen bile
Senden ayrı kalınca farkına vardım içimin ücra köşelerinin
Göz yaşlarımla büyüttüm sevda çiçeğini
Sevdanla yol aldım yürek ülkesine
Yollara düştüm sevginle
Dağlara koştum sevginle
Göklere uçtum sevginle
Yetmez mi?
Gülleri parçalanmış gençliğimin
şarkısını söyledim gönlümce
Bestelerde aradım seni
Damarımdaki kanda buldum izini
Biliyorsun ki
Dünya kadar bir kalbim
Kalbim kadar bir dünyam var
Ve yine biliyorsun ki
Umman kadar bir gönlüm
Gönlüm kadar bir umman var
Bari sen anlasaydın beni gülüm
Sen yaşasaydın beni
Sen susasaydın bana
Aşka susadığın gibi
Niye mi?
Duygularım sende kaldı
Hislerim sende kaldı
Yüreğim sende kaldı
Yetmez mi?
Gözlerinde çözümleyemediğim manalar vardı bu gün
Sanki bir deprem vardı gönül karargâhında
Hislerini bilemem ama
Paylaşmak istiyorum seni
Bendeki seni
Ve sendeki beni
İzin ver, kalbine gireyim
Sen olayım
Bırak, gözlerinin içinde kaybolayım
Ki son bulsun artık kayboluşlarım
Her yerde seni arıyor gözlerim
Seni arzuluyor hislerim
Neden mi?
Beni benden alansın ya
Ruhumu çalansın ya
Kalbimde olansın ya
Yetmez mi?
*Ahmet OKAN/Rehin Verdim Düşlerimi/Mozaik Kitaplar/2002
Belki sen bile
Senden ayrı kalınca farkına vardım içimin ücra köşelerinin
Göz yaşlarımla büyüttüm sevda çiçeğini
Sevdanla yol aldım yürek ülkesine
Yollara düştüm sevginle
Dağlara koştum sevginle
Göklere uçtum sevginle
Yetmez mi?
Gülleri parçalanmış gençliğimin
şarkısını söyledim gönlümce
Bestelerde aradım seni
Damarımdaki kanda buldum izini
Biliyorsun ki
Dünya kadar bir kalbim
Kalbim kadar bir dünyam var
Ve yine biliyorsun ki
Umman kadar bir gönlüm
Gönlüm kadar bir umman var
Bari sen anlasaydın beni gülüm
Sen yaşasaydın beni
Sen susasaydın bana
Aşka susadığın gibi
Niye mi?
Duygularım sende kaldı
Hislerim sende kaldı
Yüreğim sende kaldı
Yetmez mi?
Gözlerinde çözümleyemediğim manalar vardı bu gün
Sanki bir deprem vardı gönül karargâhında
Hislerini bilemem ama
Paylaşmak istiyorum seni
Bendeki seni
Ve sendeki beni
İzin ver, kalbine gireyim
Sen olayım
Bırak, gözlerinin içinde kaybolayım
Ki son bulsun artık kayboluşlarım
Her yerde seni arıyor gözlerim
Seni arzuluyor hislerim
Neden mi?
Beni benden alansın ya
Ruhumu çalansın ya
Kalbimde olansın ya
Yetmez mi?
*Ahmet OKAN/Rehin Verdim Düşlerimi/Mozaik Kitaplar/2002
Etiketler:
ahmet okan,
kalbim kadar bir dünya,
rehin verdim düşlerimi,
şair,
şiir
CESARETİN VAR MI?
Uzun zamandır hep aynı görüntüler dönüp duruyordu aklımda. Farkında olmadan dalıp dalıp gidiyordum ve her defasında seni düşünürken yakalıyordum kendimi.
Ve her defasında aynı şarkıyı mırıldanırken.
“Bir gün bir çılgınlık edip
Seni sevdiğimi söylesem
Alay edip güler misin
Yoksa sende sever misin?”
Henüz kim olduğunu bile bilmiyordum. Adını ne olduğundan bile habersizdin daha. Ama seni her gördüğümde aynı duygu yeniden, yeniden sarıyordu içimi.
Sıcacık bir “merhaba” deyip gidişinden sonra umutla karışık bir kıvılcım düşürdün içime. Varlığımı ve bu tesadüfün nedenlerini sorgulamaya başladım böylece.
Yaşadığımız bu dünyada benden ve senden başka bunca insan varken bir gün karşılaşmak zorunda mıydık diye sordum kendime. Rüyalarıma girmeye başladıktan sonra gün boyu yanımda hissettim yüreğini. Bunu bir işaret olarak mı kabul etmeliydim, yoksa bir tesadüf olarak mı nitelendirmeliydim yine.
Ya bu içimdeki sıcaklık… Buna ne ad vermeliydim.
Sana bir açılabilseydim… İşte o zaman çözerdim belki içimdeki bilmeceleri.
Sana her şeyi anlatabilmek isterdim.
Senin için rüyalarının resmini yapabilmeyi... Umudun şarkısını söyleyebilmeyi... Sana aşkı anlatabilmeyi isterdim.
Sevinci gözlerinde bulmayı ve acıyı senden uzak tutmayı becerebilseydim... Yalnızca güzelliklerini gösterebilseydim dünyanın, hep hayallerini kurduğumuz bir diyardan bahsederdim sana. Efsane olarak gördüğün şeylerin şiirini yazar, bütün düşlerinin bestesini yapardım.
Bunlar büyük sözler. Bunlardan hiç birini yapamam belki ama senin için bazı şeyleri göze almak isterdim.
Bir bilseydin içimden geçenleri ne güller parçalanırdı gönlümde ne de ağlardı kartpostallardaki çocuk resimleri. Bu şarkının sözleri bana bu denli koymazdı belki.
“cesaretin var mı aşka
Çarpıyor kalbim bir başka
Sende böyle sevsen keşke
Desen bana yar…”
*Ahmet OKAN/Hasretine Hüküm Giydim/düşkitapları/2005
Ve her defasında aynı şarkıyı mırıldanırken.
“Bir gün bir çılgınlık edip
Seni sevdiğimi söylesem
Alay edip güler misin
Yoksa sende sever misin?”
Henüz kim olduğunu bile bilmiyordum. Adını ne olduğundan bile habersizdin daha. Ama seni her gördüğümde aynı duygu yeniden, yeniden sarıyordu içimi.
Sıcacık bir “merhaba” deyip gidişinden sonra umutla karışık bir kıvılcım düşürdün içime. Varlığımı ve bu tesadüfün nedenlerini sorgulamaya başladım böylece.
Yaşadığımız bu dünyada benden ve senden başka bunca insan varken bir gün karşılaşmak zorunda mıydık diye sordum kendime. Rüyalarıma girmeye başladıktan sonra gün boyu yanımda hissettim yüreğini. Bunu bir işaret olarak mı kabul etmeliydim, yoksa bir tesadüf olarak mı nitelendirmeliydim yine.
Ya bu içimdeki sıcaklık… Buna ne ad vermeliydim.
Sana bir açılabilseydim… İşte o zaman çözerdim belki içimdeki bilmeceleri.
Sana her şeyi anlatabilmek isterdim.
Senin için rüyalarının resmini yapabilmeyi... Umudun şarkısını söyleyebilmeyi... Sana aşkı anlatabilmeyi isterdim.
Sevinci gözlerinde bulmayı ve acıyı senden uzak tutmayı becerebilseydim... Yalnızca güzelliklerini gösterebilseydim dünyanın, hep hayallerini kurduğumuz bir diyardan bahsederdim sana. Efsane olarak gördüğün şeylerin şiirini yazar, bütün düşlerinin bestesini yapardım.
Bunlar büyük sözler. Bunlardan hiç birini yapamam belki ama senin için bazı şeyleri göze almak isterdim.
Bir bilseydin içimden geçenleri ne güller parçalanırdı gönlümde ne de ağlardı kartpostallardaki çocuk resimleri. Bu şarkının sözleri bana bu denli koymazdı belki.
“cesaretin var mı aşka
Çarpıyor kalbim bir başka
Sende böyle sevsen keşke
Desen bana yar…”
*Ahmet OKAN/Hasretine Hüküm Giydim/düşkitapları/2005
Etiketler:
ahmet okan,
cesaretin var mı,
deneme,
düşkitapları,
hasretine hüküm giydim,
şair,
şiir,
yazar
İHTİYACIM VAR SANA
Bu gün de sensizdim. Tek başıma yine. Hasretinle birlikte bu gün buradaydım. Ve seninle. Ne uzaklar çekti ruhumu, nede engin denizler. Ne bir ses, ne bir nefes... Ne ışık, ne gölgeler. Seni aradım günlerce bu şehirde. Seni bekledim. Bir o yana bir bu yana koşup durdum saatlerce. Kan ter içinde uykulardan uyandım.
Yoktun bu gün de. Yine göremedim gözlerini. Yine dinmedi sana hasretim. Kavuştuktan sonra özledim seni gülüm. Yaralanmadım ilk defa. Kanamadım. Yanılmadığımı anladım bir kez daha.
Yoktun bu gün de. Yine acılarım kapımda. Hayalin başucumda. Yine sancılarım odamda.
Yoktun... umutlarım da yoktu bugün. Beklide sen yok olduğun için yok olan her şey gibi onlar da. Korkularım derinleşti gitgide. Gitgide yoğunlaştı hüzünler. Yoksun... Ölüm bile kapımda bekler.
Sorma nedir bendeki. Seni anlat bana bu gün. Kendini... İçinden gelip geçenleri. Hayallerini.. Ümitlerini.. Duymak istiyorum bu gün. Kavramak istiyorum olup biten her şeyi. Bu gün bilmeye ihtiyacım var.
Vazgeç bu gün dünyadan. Umursama yapman gerekenleri. On dakika daha geç git evine. Düşünme olacakları. On dakika daha geç uyu bu gün de.
Bekle biraz daha. Öyle uzun boylu değil senden istediklerim. Seni zora sokmak da istemem, bilirsin. Senden istediğim yalnızca biraz daha kalman yanımda. Yanımda olman bu gün. Bu gün buna ihtiyacım var.
Soru sorma.. Dinle yalnızca. Bölme rüyalarımı. Orada dur öylece. Bekle.. Gitme bir yere. Bozma bu büyüyü. Kıpırdama sakın... Sus ve dinle... Anlatmaya ihtiyacım var bu gün.
Hadi.. Bir kahve yap bana. Uyumak istemiyorum bu gün sabaha kadar. Sabaha kadar seninle olmak istiyorum. Anlamak, anlatmak; kavramak, kavratmak istiyorum.
Suçluyum belki.. Sevdim seni. Sevdirdim sana da.. Özledim, özlettim kendimi. Üstelik bir resmin de yoktu yanımda.
Sorma nedenini. Bekle işte. Biraz daha kal yanımda. Anla...
Bu gün ihtiyacım var sana.
*Ahmet OKAN/Rehin Verdim Düşlerimi/Mozaik Kitaplar/2002
Yoktun bu gün de. Yine göremedim gözlerini. Yine dinmedi sana hasretim. Kavuştuktan sonra özledim seni gülüm. Yaralanmadım ilk defa. Kanamadım. Yanılmadığımı anladım bir kez daha.
Yoktun bu gün de. Yine acılarım kapımda. Hayalin başucumda. Yine sancılarım odamda.
Yoktun... umutlarım da yoktu bugün. Beklide sen yok olduğun için yok olan her şey gibi onlar da. Korkularım derinleşti gitgide. Gitgide yoğunlaştı hüzünler. Yoksun... Ölüm bile kapımda bekler.
Sorma nedir bendeki. Seni anlat bana bu gün. Kendini... İçinden gelip geçenleri. Hayallerini.. Ümitlerini.. Duymak istiyorum bu gün. Kavramak istiyorum olup biten her şeyi. Bu gün bilmeye ihtiyacım var.
Vazgeç bu gün dünyadan. Umursama yapman gerekenleri. On dakika daha geç git evine. Düşünme olacakları. On dakika daha geç uyu bu gün de.
Bekle biraz daha. Öyle uzun boylu değil senden istediklerim. Seni zora sokmak da istemem, bilirsin. Senden istediğim yalnızca biraz daha kalman yanımda. Yanımda olman bu gün. Bu gün buna ihtiyacım var.
Soru sorma.. Dinle yalnızca. Bölme rüyalarımı. Orada dur öylece. Bekle.. Gitme bir yere. Bozma bu büyüyü. Kıpırdama sakın... Sus ve dinle... Anlatmaya ihtiyacım var bu gün.
Hadi.. Bir kahve yap bana. Uyumak istemiyorum bu gün sabaha kadar. Sabaha kadar seninle olmak istiyorum. Anlamak, anlatmak; kavramak, kavratmak istiyorum.
Suçluyum belki.. Sevdim seni. Sevdirdim sana da.. Özledim, özlettim kendimi. Üstelik bir resmin de yoktu yanımda.
Sorma nedenini. Bekle işte. Biraz daha kal yanımda. Anla...
Bu gün ihtiyacım var sana.
*Ahmet OKAN/Rehin Verdim Düşlerimi/Mozaik Kitaplar/2002
Etiketler:
ahmet okan,
ihtiyacım var sana,
mozaik kitaplar,
rehin verdim düşlerimi,
şair,
şiir,
yazar
SENİN GÖZLERİN AĞLAMIŞ
Sizin diyarda gülüm
Çocuklar ağlamazmış
Bulutlar kararmaz
Dudaklar çatlamazmış
Sevenlerin gözyaşları akmaz
Sevdalılar ağıt yakmazmış
Doğru mudur bilmem ama
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Gözlerime bakar
Yüreğimi yakarmış
Gözlerinde umutların izleri
Gözlerinde yüreğim varmış
Kalbin gözlerinde atar
Aşkım gözlerinde yatarmış
Damarları çatlatan
Çığlıklar atan gözlerin
Haykırmak istemiş aşkını
Haykıramamış
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Kapıları çalarmış
Gül mevsiminde açar
Lale gibi kokarmış
Resimlere bakıp bakıp
Hep adımı anarmış
Ateşe atmışlar
Ama yanmamış
Çileleri omuzlamış
Ama yılmamış
Göremeyince gözlerimi
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Beni görebilmek için
Hep arkaya bakarmış
Arkanda ne ben
Ne gölgeler varmış
Bu hasreti duyunca
Çiçekler bile ağlarmış
Birden kapılar açılmış
Sevdalılar yol almış
Göremeyince gözlerimi
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Bir çiçek gibi
Bahçelerde açarmış
Ah edermiş aşıklar
Bülbüllerin feryadı
Yürekleri dağlarmış
Yusuf’unu göremeyince Züleyha
Gizli gizli ağlarmış
Göremeyince gözlerimi
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Bulutlara bakarmış
Göremeyince gözlerimi
Gözyaşların akarmış
Gözbebeklerinde belirmiş hüzün
Senin gözlerin ağlamış
Sizin diyarda gülüm
Her gözün bir adı varmış
Kimisi mavi, kimisi yeşil
Kimisi elâ, kimi de karaymış
Senin gözlerinin adı yokmuş
Yalnız gözlerin varmış
Hep umutlara uzanırmış ellerin
Senin gözlerin ağlamış
*Ahmet OKAN/Rehin Verdim Düşlerimi/Mozaik Kitaplar/2002
Çocuklar ağlamazmış
Bulutlar kararmaz
Dudaklar çatlamazmış
Sevenlerin gözyaşları akmaz
Sevdalılar ağıt yakmazmış
Doğru mudur bilmem ama
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Gözlerime bakar
Yüreğimi yakarmış
Gözlerinde umutların izleri
Gözlerinde yüreğim varmış
Kalbin gözlerinde atar
Aşkım gözlerinde yatarmış
Damarları çatlatan
Çığlıklar atan gözlerin
Haykırmak istemiş aşkını
Haykıramamış
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Kapıları çalarmış
Gül mevsiminde açar
Lale gibi kokarmış
Resimlere bakıp bakıp
Hep adımı anarmış
Ateşe atmışlar
Ama yanmamış
Çileleri omuzlamış
Ama yılmamış
Göremeyince gözlerimi
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Beni görebilmek için
Hep arkaya bakarmış
Arkanda ne ben
Ne gölgeler varmış
Bu hasreti duyunca
Çiçekler bile ağlarmış
Birden kapılar açılmış
Sevdalılar yol almış
Göremeyince gözlerimi
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Bir çiçek gibi
Bahçelerde açarmış
Ah edermiş aşıklar
Bülbüllerin feryadı
Yürekleri dağlarmış
Yusuf’unu göremeyince Züleyha
Gizli gizli ağlarmış
Göremeyince gözlerimi
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Bulutlara bakarmış
Göremeyince gözlerimi
Gözyaşların akarmış
Gözbebeklerinde belirmiş hüzün
Senin gözlerin ağlamış
Sizin diyarda gülüm
Her gözün bir adı varmış
Kimisi mavi, kimisi yeşil
Kimisi elâ, kimi de karaymış
Senin gözlerinin adı yokmuş
Yalnız gözlerin varmış
Hep umutlara uzanırmış ellerin
Senin gözlerin ağlamış
*Ahmet OKAN/Rehin Verdim Düşlerimi/Mozaik Kitaplar/2002
Etiketler:
ahmet okan,
rehin verdim düşlerimi,
senin gözlerin ağlamış,
şair,
şiir
Kaydol:
Yorumlar (Atom)